top of page

Okullarda Suç ve Şiddet

  • 7 May 2015
  • 6 dakikada okunur

Suç ve Siddet Nedir? Çocugun yakalanması ya da yakalanmamasına, polisle basının derde girmesi ya da girmemesine bakmaksızın hayatı boyunca bir kez suç islemesi, suç isleme egilimi kapsamında degerlendirilir. Suç, bireyin toplumun içinde yürürlükte olan kurallara aykırı düsmesidir. Suç islemeye yol açan etmenlerin bir kısmı söyle sıralanabilir:

  • Çocukların davranıslarını kontrol etmekte zorluk yasaması ve içlerinden geldigi gibi düsünmeden hareket etmeleri.

  • Hayal kırıklıgına toleranslarının düsük olması ve herhangi bir engellenmeyle karsılastıkları zaman onunla basa çıkamamaları.

  • Sorun çözme, öfke kontrolü ve iletisim kurma gibi sosyal becerilerinin zayıf olması,

  • Çocukların egitim yasamının ihmal edilmesi

  • Çocuga yönelik zayıf danısmanlık, çocugun yasamını takip etmekte basarısızlık.

  • Ailenin disiplin becerilerinin zayıf olması; uygunsuz, tutarsız ve sert disiplin uygulamalarının bulunması ve çocuk yetistirme konusunda farklı anlayısların çocuga yansıtılması.

  • Çatısma çözme ve öfke kontrolü becerilerinin zayıf olması veya olmaması.

  • Aile içi çatısma, evlilik uyusmazlıgı, ev içi siddet, istismarın varlıgı

  • Çocukların fiziksel ve ruhsal saglıgın iyi olmaması, madde kullanımı, depresyon olması.

  • Siddetin tam bir tanımını yapmak çok kolay degildir. Siddet, sözel ve psikolojik tacizi de içeren fiziksel siddetin yanı sıra kabadayılık, bedenini kullanarak birine bilerek rahatsızlık veya fiziki olarak zarar vermek de bu kavram içinde yer almaktadır. Son bir yıl içerisinde fiziksel bir kavga içinde yer alma; yasamı boyunca bir kez dahi bir silah tasıma veya atesli silah dısındaki çakı, bıçak, jilet gibi kesici aletler tasımak da siddet davranısı kapsamında degerlendirilmelidir. Siddet içerikli davranıslar arasında öfke patlamaları, vurmak, tekmelemek, itmek, yaralamak, kavga etmek, baskaları ile ilgili tehditler savurmak ya da yaralamaya çalısmak, hayvanlara yönelik acımasız davranıslar, yangın çıkarmaya tesebbüs etmek ve esyalara bilerek zarar vermek sayılabilirSiddet Davranısı için Risk Faktörleri

  • Gencin veya çocugun siddet davranısı sergileme riskini arttıran bazı çevresel veya kisisel özellikler sayılabilir:

  • Evde ve/veya okulda sosyal olarak asırı içine kapanık olan çocuklar,

  • Yogun bir izolasyon içinde olmak,

  • Siddete maruz kalmak,

  • Baskaları tarafından çabucak kızdırılabilir olmak,

  • Asırı alınganlık,

  • Kendine rahat verilmedigi duygusunu sık yasamak,

  • Okul basarısının düsük olması,

  • Öfke kontrolünü becerememek ve sık öfke patlamaları yasamak,

  • Geçmisinde, siddet içeren davranıslarının bulunması,

  • Bireysel farklılıklara toleransın olmaması,

  • Madde kullanmak,

  • Dürtüsel/fevri olmak,

  • Çok çabuk hayal kırıklıgına ugramak ve bunu tolare edememek.

  • Suç ve siddet ve psikososyal gelisimSuç, siddet, madde kullanımı gibi davranısların ortaya çıktıgı ve sorun halinde yasandıgı dönem daha çok 15-17 yas grubudur. Daha sonraki yas dönemlerinde bu sorun azalma göstermektedir. Ancak bu tür davranısları gösteren ergenlerin ikiye ayrılmasının gerekliligi öne sürülmektedir.1. Erken baslayanlar: Çok erken yaslarda, 6-8 yaslarında bu tür davranıs sorunu gösteren çocuklardır. Bu çocukların yetiskinlik döneminde kriminal olma oranları yüksektir. Ergenlik döneminde yüksek oranda kurallara uymama gözlenir. Erken baslayanlar olarak adlandırılan grup, toplum için daha büyük ve kalıcı sorun olusturmaktadır.2. Geç baslayanlar: Bu grupta erken ergenlik döneminde bu sorunlar görülmeye baslar ve daha sonra is ve evlilik yasamlarına yansıtırlar.Her iki grubun ortak özellikleri, çocugun belirli dönemlerden geçmesidir. Bu dönemler çocuktan çocuga farklılık göstermekle birlikte, benzer bir yol izlemekte oldukları söylenebilir.Bu dönemlerin bilinmesinin önemi, ergenin bulundugu döneme iliskin müdahalenin yapılması açısından önemlidir. Her döneme uygun bir müdahale yöntemi seçilmelidir.Okul öncesi yıllar Siddet egilimi gösterecek ergenlerin 7 yasında tespit edilebilecegi bazı arastırmalarda gösterilmistir. Bu yasta agresif, bozucu ve karsıt davranıslar gösteren çocukların %50 oranında ergenlik döneminde siddet egilimi gösterdigi saptanmıstır. Okul öncesi döneme ait bulgular oldukça yetersiz olmakla birlikte bazı ipuçları vermektedir. İki yasından itibaren anne çocuk arasında zorlayıcı iliskiler baslayabilir. Bu dönem sakin bir sekilde asılmaz ve iyi idare edilmezse, sorunların baslangıcı olabilir. Çocugun huzursuz, dürtüsel olması ve dikkat sorunları olması, çocuk ebeveyn iliskisinin üstüne olumsuz etkiler yapmaktadır. Bu yastaki çocuklarda tepkisel davranıslar hakimdir. Ebeveynler kontrolü kaybettikleri için , etkin olmayan ve huzursuz çözümlere yönelebilirler. Çocuk bir kenara atılabilir, ihmal ya da istismar edilebilir.Ebeveynlerin yogun stres altında olması da, onların sosyal becerilerini azaltmakta ve çocukla iliskisine olumsuz yansımaktadır. Bu aileler çocuklarına karsı baskıcı davranmakta, agır cezalar vermektedir. Çocugun yasantıları ebeveyn tarafından asırı ve uygunsuz tepkilerle karsılanmaya baslanır. Acı veren duyguların ifadesi bile kabullenilmez, çocuk cezalandırılır. Sonuç olarak çocuk, yasantılarını ve duygularını adlandırılamaz, stresle basa çıkmayı, makul hedefler koyma ögrenemez, kendi duygusal yanıtlarına güvenemez, yardım için asırı duygusal ifade yolları kullanmaya baslar. Ebeveyn çocuga hep olumsuz yaklastıgı, duygularını ortaya koyma fırsatı vermedigi, ihtiyaç duydugu sevgiyi göstermedigi için çocuk bunları farklı yollarla elde etme yoluna gitmeyi ögrenmektedir. Okul öncesi yıllarda deneyimi böyle olan çocuklar ergenlik dönemine geldiklerinde egitime hazırlıklı olmadıgı, akranlarına karsı agresif davrandıgı,arkadaslık iliskileri gelistirmekte zorluk çektigi gözlenmektedir.Orta yıllarÇocugun bu durumu ileriki yıllarda okul basarısızlıgına dönüsür. Basarısızlık okula karsı ilgi kaybına da yol açar. Akranlarıyla kurdukları iliskiler oldukça zayıftır. Sorumluluklarını almakta ve üstlenmekte zorlanırlar. Tepkilerinde agresyon hakim olmaya baslamıstır. Bu durum arkadas, okul ve aile iliskilerini de olumsuz etkilemeye devam eder. Önceki yılarda evde yasanan çatısmalara okul basarısızlıgı gibi yeni bir sorun daha eklenmistir. Aile çocugun okul basarısızlıgı ile nasıl basa çıkabilecegini bilememektedir. Kendisi bir anlamda teslim olmaya basladıgı için, tek çare olarak okulu görmeye baslarlar. Ancak, okuldan beklentileri yüksek oldugu için sıklıkla hayal kırıklıgına ugrarlar. Ya da kabahat okula bulunabilir, böylece ailenin okulla iliskisi de bozulur. Giderek, çocugu dıslamaya ve ret etmeye baslarlar.Çocugun "itici" davranısları okul çalısanlarının da desteklerini ondan kesmelerine yol açar. Giderek "ümitsiz vaka" olarak degerlendirmeye baslanır, çocuk. Ebeveynlerin okulu çözüm olarak görmeleri ve evde yasadıkları basarısızlıkları okula yansıtmaları, okul konusuna evden bir destek gelmemesi de okul çalısanlarıyla aile iliskisini iyice bozar.Erken ergenlikErgenlik döneminde ise okula devamsızlıkla bu durum kendini gösterir. Ergenin artık hedefleri kaybolmustur ve aile ya da toplumsal degerlere yabancılasmıstır. Akranları tarafından ret edildigi için kendisine uygun arkadaslar armaya baslar. Bunlar kimi zaman kendisinden yasça büyükler olabilir. Tüm ergenler gibi ebeveynlerinden uzaklasır ve arkadas iliskileri önem kazanır. Kurdugu arkadaslıklar genelde kurallara uymayan suça egilimli gruplar olup, çetelesme egilimi yüksektir. Yası büyüdügü ve çevresi gelistigi için, kendisi gibi ergenleri bulmakta zorlanmaz.Aile ise, artık ondan ümidi kesmistir. Bir dönem uyguladıkları basarılı yöntemleri bile uygulamaktan vazgeçerler. Bir nevi teslim olmuslardır. Onu izlemekten vazgeçer ve kendi haline bırakırlar. Bu da sorunun giderek çözümsüz hale gelmesine yol açar. Okul çalısanları da aileye ve ergene karsı olumsuz bir tutum gelistirirler. En iyi çözüm çocugun bir an önce okuldan uzaklasmasıdır düsüncesi hakim olmaya baslar.Okullarda suç ve siddet nasıl önlenir?Gençlerde siddeti engellemeye yönelik programların bir çogu, siddet riskini arttıracak "risk faktörlerini" ve riski azaltacak "koruyucu faktörlerini" tanımlamaya çalısmaktadır. Son yıllarda siddeti önlemeye yönelik çabalar belirli risk faktörlerini azaltıp koruyucu faktörleri arttırmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle önlemeye yönelik programlar, sehrin iç kısımlarında yasayanlar ve düsük gelirli gençler gibi risk altında oldugu düsünülen nüfusun bütününe yönelik olarak gerçeklestirilmektedir. Erken saldırgan davranıslar, düsük özdenetim, zayıf sorun çözme yetenekleri veya belirgin aile problemleri gibi seçilmis risk faktörlerinin varlıgı nedeniyle risk altında görülen bazı gençler bu programlara katılıma tesvik edilmektedir. Gençlerde siddeti engellemeye yönelik bir baska yaklasım ise gençlerin olumlu gelisiminin önemini vurgulamaktadır. Gelisim yaklasımı; belirli risk faktörlerine yogunlasıp bunların nasıl azaltılacagı yerine, gençlerin saglıklı ve basarılı birer yetiskin olabilme kapasitelerini arttırıp çesitli yetiler gelistirmelerine ve topluma dahil olup destek alabilmelerine odaklanmıstır.Gençlik gelisim programları sadece risk altında oldugu düsünülen kesimi degil bütün gençleri kapsamaktadır. Olumlu gelisim, sosyal yeterlik ve yeni degerler olusturma sık kullanılan terimlerdir. Gençlik gelisim yaklasımının amacı hedeflenen olumlu sonuçların artmasını saglamaktır. Siddeti engellemeye yönelik gençlik gelisimi yaklasımı, gençlerin belirli gelisimsel ihtiyaçlarını anlama ve bunlara katkıda bulunma konusuna odaklanmıstır. Ancak gençlerde görülen siddet davranıslarının tek nedeni gelisimsel sorunlar degildir. Ayrıca gelisimle dogrudan baglantılı olmayan problem faktörlerini de tanımlamak gerekmektedir. Örnegin toplumdaki kontrol siddet riskini azaltırken, gençlerin atesli silahlara kolay erisebilmesi siddet davranısları riskini arttırmaktadır. Siddet önlemeye yönelik eksiksiz bir yaklasım gençlik gelisimi üzerine insa edilmeli ve siddete neden olabilecek diger faktörleri de kapsamalıdır.İyi bir önleme programında olması gereken özellikler:

  • Erken uyarı isaretlerini bilmek ve potansiyel siddet olusturacak davranısları fark etmek ve bu isaretleri gösteren çocukları teshis etmek.

  • Okuldaki bütün çocukları korumayı kapsayacak bir önleme planı gelistirmek.

  • Okulda riskli çocuklar için uygulanabilecek bir müdahale planı yaratılması kadar riskli davranıs gösteren çocuklara erken müdahale yöntemleri de gelistirmek.

  • Mutlaka bir krize müdahale planı yapılmalı ani gelen olaylara karsı nasıl davranılması, siddet davranısı karsısında neler yapılması gerektigi bu planda bulunmalı.

Suç ve siddete egilimli çocuklara müdahale Çocuk ve ergenlere siddetten korunma yollarını ögretmeliyiz. Bunun için çocuk ve ergenlere siddet ile basa çıkabilmelerini saglayacak becerileri kazandırmak gerekir. Çocuklara iyi rol modelleri sunmamız gerekmektedir. Önleme çalısmasında atılacak en acil adım çocuk ve gençlerin siddet karsıtı tutumlar takınmalarını saglamak amacıyla hem kendilerine hem de ailelerine yönelik müdahale programları uygulamaktır. Siddet ve suç ile mücadele yapılmaya baslandıgında izlenecek müdahale programının temel noktası hem siddet uygulayanı hem de magdurları düsünmesi ve bilimsel temellere dayanmasıdır. Polis ve toplum arasında gelisen isbirligi sonucunda ortaya çıkan toplum polisi kavramı gençlerin uyguladıgı siddet davranıslarını önlemede kilit rol oynamaktadır. Fakat unutmamak gerekir ki polise kalmadan olayın toplum tarafından önlenmesi ya da olaya toplum tarafından müdahale edilmesidir. Müdahale hedef grubun özel ihtiyaçları dogrultusunda ve dikkatle düzenlenmelidir. Burada müdahale edilecek grubun yası, cinsiyeti, gelisimsel özellikleri, kültürel degerleri, gelenekleri gibi siddette etkili olabilecek diger faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuk ve gençlerle siddet karsıtı tutumları gelistirmek yönünde çalısmalar yapılmalıdır. Müdahale programının basarısı için toplumun destegini almak gerekir. Ancak toplumun siddet konusundaki düsünceleri, tutumları göz ardı edilmemelidir. Aile içinde ya da toplumda çocuklara uygulanan fiziksel cezalar (dayak, agır mahrumiyet gibi olaylar) ileride çocukların siddet davranısında bulunmalarını tetikleyecegi unutulmamalıdır. Müdahale programında bu konunun mutlaka yer bulması gerekmektedir. Televizyon ve medyada karsımıza çıkan siddet sahnelerinin çocuklar arasında görülen siddet davranısını tetikledigi unutulmamalıdır. Toplumdaki silah kullanımının serbestligi, toplumun silaha bakıs açısı üstünde durmamız gereken önemli bir noktadır.Konuyla ilgili detaylı bilgiye adresinden ulaşabilirsiniz.


 
 
 

Yorumlar


Tanıtılan Yazılar
Yeni Yazılar
Etiketlerle Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic

© 2015 SENOLYILMAZ. Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page